Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 
BÖBREK KANSERİ ( BÖBREK TÜMÖRÜ )

 

Okumak istediğiniz konu başlığının üstüne gelip seçerek seçtiğiniz konunun olduğu bölüme direkt ulaşabilirsiniz. Ancak burada yazan bütün bilgiler son derece sizler için itina ile hazırlanmış olup, tümüyle okumanızı öneririm.

 

Böbrek Kanseri Nedir?

Böbrek Kanseri (Adenokarsinom), böbrek içinde yer alan ufak idrar kanalcıklarından köken alır.

Böbrek kanseri (renal hücreli kanser, adenokarsinom) böbrek içinde yer alan ufak idrar kanalcıklarının içini döşeyen epitel hücrelerinden kaynak alır. Böbrek içindeki yaklaşık 1 milyon adet küçük süzgeçlerden kan içindeki maddeler süzülür. Bu sıvı, böbrek içinde yer alan ufak kanalcıklardan geçerken vücut tarafından yeniden emilir ya da fazla maddeler atılır ve sonunda dışarı attığımız net idrarı oluşturur. Oluşan idrar böbrekteki toplayıcı havuzcukların kanalıyla ana havuza (pelvis) ve oradan da üreter isimli kanal ile bir süre depolanacağı mesaneye (idrar torbasına) iletilir.
Böbrek kanseri de denilen adenokarsinom, küçük idrar kanalcıklarından (tübül) kaynaklanırken, böbrekteki havuz ve üreter kanalından kaynaklanan değişici epitel hücreli kanser adı verilen farklı bir formu da gelişebilir.
A.B.D. de 2013 yılında böbrek kanseri olarak 65.150 yeni vaka tespit edilmiştir(bu rakamın 2009 yılında 49.096 olduğu düşünülürse, artışın anlamlılığı daha net anlaşılacaktır). Aynı yıl böbrek kanseri nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 13.680 olarak bildirilmektedir (bu rakam 2009 yılında 11.033 idi).

Sigara ve aşırı ağrı kesici kullanımı böbrek kanser riskini arttırır

Böbrek kanser gelişiminde risk faktörleri:
Sigara kullanımı
Uzun süreli yüksek dozda ağrı kesici kullanımı
Genetik (Heredite) risk.
Örneğin: von Hippal Lindau Semdromu veya herediter papiller renal hücreli kanser gibi böbrek kanseri tanımlanmıştır.

 

Böbrek kanserinde klinik belirtiler ve teşhis yöntemleri nelerdir?

Böbrek kanserinde en sık karşımıza çıkan klinik belirti idrarda kanama ve karında ele gelen sert kitledir.
Sıklıkla idrarda kanama, karında kitle gibi belirtilerin yanında diğer belirtilere de neden olabilir. Erken evredeki böbrek kanserlerinde genellikle hiçbir belirti olmamaktadır. Ve bu hastalar genelde başka nedenlerle yapılan ultrasonografi ya da radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal olarak tanınır.

Aşağıdaki bu belirtilerde böbrek tümörü yönünden değerlendirme gereklidir.
• İdrarda kanama
• Karında ele gelen sert kitle
• Böbrekte uzun süreli ve geçmeyen ağrı
• İştah kaybı
• Kilo kaybı
• Kansızlık (anemi)

Böbrek kanserinin değerlendirilmesinde ve teşhisinde batın ve böbreklerin incelenmesi gereklidir.

Bu incelemeler
• Fizik muayene ve hikaye: Ailede böbrek kanseri hikayesi var mı? Başka risk faktörleri var mı? Karında ele gelen kitle var mı?
• Kan analizlerinde: Böbrek kanserine eşlik etmesi beklenen belirtiler bulşunmkata mı? Anemi ya da hiperkromazi, kanda yüksek kalsiyum, karaciğer fonksiyonlarında bozulma gib.
• İdrar analizinde: İdrar da kanama var olup olmadığı ortaya konulmalı.
• Ultrasonografi: Böbreklerin ultrasonografi ile değerlendirilmesi ilk planda en önemli tanı yöntemini oluşturmaktadır. Şüphe edilen kitle (Şekil-1) genellikle Doppler ultrasonografi ya da ideal oalrak bilgisayarlı tomografi ile ya da manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile kesinleştirilir (Şekil-2).

Şekil-1: Ultrasonografide Böbrekte şüpheli kitle görünümü. Böbrek tümörü.
 
Şekil-2:

Bilgisayarlı tomografi ile yapılan değerlendirmede ortaya konulan böbrek kanseri

(Farklı hastalara ait böbrek kanserli kitleler resimlerde “Mavi ok” ile gösterilmiştir. Kırmızı çizgiler Prof. Dr. Tibet Erdoğru tarafından uygulanan parsiyel –kısmi- şekilde kanserli böbrek dokusunun çıkartıldığı yerleri göstermek içindir)

Bilgisayarlı tomografi: Enine kesitlerle tüm karın içi organların aynı anda değerlendirilmesini sağlamaktadır. Ayrıca özellikle damardan verilen kontrast madde ile, böbrekte ultrasonografi ile belirlenen kitlenin o kontrast maddeyi tutup tutmadığı ile kitlenin damarsal zenginliği açısından da fakir edinilir. Ayrıca kitlenin böbrek içindeki lokalizasyonu, ebatları kesin olarak vurgulanırken, bunların detayı planlanacak cerrahi tedavi açısından önemlidir. Böbrek kenarına doğru, ana damarlarla yakın ilişkisi olmayan sınırlı bir tümör kitlesinde sadece tümörün alınarak geride kalan sağlam böbrek dokusunun kurtarılması çok önemlidir. Özellikle iki taraflı böbrek kanseri vakalarında gerideki sağlam böbrek dokusunun kurtarılması hastanın diyalize ihtiyaç göstermemesi için hayati önem taşımaktadır (Şekil-3).

Şekil-3: Her iki böbrekte de kanser olan hastanın (Kırmızı oklar) değerlendirilmesinde laparoskopik ya da robotik cerrahi ile sadece tümörlü alanın uzaklaştırılmasının değerlendirilmesi ve sağlam böbrek dokusunun bırakılmasının planlanması önemlidir.

MR Görüntüleme: Özellikle bilgisayarlı tomografinini kullanılamadığı bazı durumlarda teşhis ve az önce sözü edildiği gibi, tümörün böbrek içindeki damarsal yapılarla olan ilişkisini değerlendirmede yardımcıdır.
• Biopsi: Bazı vakalarda teşhis konusunda çok şüphe varsa gündeme gelebilir ve genellikle bilgisayarlı tomografi rehberliğinde yapılabilir. Ancak biopsinin değerlendirmede sıkıntıları vardır. Bunlardan en önemlisi patolojik değerlendirme için alınan materyal genellikle yeterli olamamakta ve bu nedenle de teşhiste kesinlik söz konusu olmamaktadır.

Günümüzde böbrek kanserinin erken evrede yakalanma oranı çok artmıştır. Bu nedenle Prof. Dr. Tibet Erdoğru kanserli böbrek kısmını Robotik ya da Laparoskopik cerrahi teknikle kısmi olarak çıkartarak, sağlam böbrek dokusunu kurtarmayı ilk planda hastaya sunmanın gerekliliğini tedavi seçeneği olarak sunmaktadır.

Bu amaçla mutlaka Dinamik Renal BT ve Renal Anjio BT ile böbrek, tümör ve böbreğin atardamarı, toplardamarı ve dalları ile anatomik ilişkisinin değerlendirilmelidir (Şekil-4)

Şekil-4: Sol böbrek alt kısmında buluna böbrek tümöründe ameliyat öncesinde sol böbreğin renal Anjio BT ile görüntüsünde, sol böbrek atardamarının dallarının (Beyaz ok) tümör ile (Mavi ok) ilişkisi ortaya konulmaktadır. Kırmızı çizgiler kanserli dokunun çıkartılacağı sınırdır. Yaklaşık böbreğin normal olan 4/5 kısmı kurtarılarak hastanın tek böbrekli kalması önlenmektedir.

Prognozu (gelecekteki hastalığa bağlı yaşam süresini) ve nasıl bir tedavinin uygulanması gerektiğini etkileyen faktörler vardır.

Bu faktörlerin başında
• Hastalığın klinik evresi
• Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gelir

Böbrek kanserinin klinik durumunun, gelişiminin ne derecede olduğunun kolaylıkla anlaşılması ve tedavilerinin planlanması için evreleme sistemi kullanılır. Evreleme sisteminde en önemli parametreler tümörün boyutları ve tümörün böbrek ve çevre dokusu ile olan ilişkisi yanında uzak dokulara yayılıp yayılmadığıdır. Büyük boyutlardaki (Şekil-5) ve uzak organlara yayılmış böbrek kanserinin tedavisinde robotik ve laparoskopik cerrahiden çok açık cerrahi tercih edilebilir.

Şekil-5: Tümörün boyutları açısından oldukça ileri aşamada ve büyük olan bir böbrek kanseri görüntüsü..

 

Böbrek Kanseri Evreleri Nelerdir?

Evreler Şekil-6’da özetlenmiştir.

Şekil-6
 

Evre-1: Kendi içinde iki alt gruba ayrılır
Evre-T1a Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) 4 cm.’den küçük tumor
Evre-T1b Böbrekte (böbrek kapsülünü aşmamış) 4-7 cm arasında ebadları olan tümör

Evre-2:
Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) ancak 7 cm.den büyük tümör

Evre-3: Kendi içinde üç al gruba ayrılır
Evre-T3a Böbrek kapsülünü aşmış ve böbreküstü bezine sirayet etmiş tümör
Evre-T3b Böbrek kapsülünü aşmış ve böbrek toplar damarına sirayet etmiş
Evre-T3c Böbrek kapsülünü aşmış ve büyük ana toplar damarda tümör dokusu

Evre-4:
Böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarı (Gerota fasiyası) aşmış

 

Böbrek kanseri (Adenokarsinomu) kemoterapiye ve radyoterapiye (ışın tedavisi) dirençlidir. Bu nedenle tek tedavi yaklaşımı cerrahi yöntem ile kanserli böbreğin tümüyle çıkartılmasıdır. Cerrahi yöntemle kanserli böbreğin çıkartılmasına “radikal nefrektomi” denir.

Evre 1 ve 2 olan böbrek tümörlerinde böbrek ve çevre yağ dokusu ile tamamen çıkartılması (yani Radikal Nefrektomi) artık dünyada hemen hemen tüm vakalarda laparoskopik olarak yapılmaktadır. Robotik cerrahi teknik “Radikal Nefrektomi” yani böbreğinin tümünün radikal olarak çıkartılması ameliyatında ilk planda gerekli olmayıp, laparoskopik tekniğe hiçbir üstünlüğü yoktur. Ancak laparoskopik tekniğe alternatif oalrak sunulabilir. Laparoskopik Radikal Nefrektomi adı verilen bu laparoskopik cerrahi teknik günümüzde bütün dünya da bu evredeki kanser için artık standart tedavi olarak kabul edilmektedir ve açık cerrahinin yerini almıştır.

Laparoskopik cerrahi konusunda oldukça tecrübeli merkezlerde Evre-3 olgularda da laparoskopik cerrahi rahatlıkla uygulanmaktadır. Vena cavada tümör trombüsü olan olgularda damar rekonstrüksiyonu (vena cavanın açılıp, tümör pıhtısının alınması ve sonrasında damarın tekrar dikilmesi nedeniyle) açık ya da robotik cerrahi daha avantajlıdır.

 

Böbrek kanserinin tedavisinde “ daVinci Robotik Cerrahi “

daVinci Radikal Nefrektomi (Böbreğin tümüyle alınması)
ve
daVinci Parsiyel Nefrektomi (Böbreğin sadece hastalıklı bölümünün alınması)

 

Okumak istediğiniz konu başlığının üstüne gelip seçerek seçtiğiniz konunun olduğu bölüme direkt ulaşabilirsiniz. Ancak burada yazan bütün bilgiler son derece sizler için itina ile hazırlanmış olup, tümüyle okumanızı öneririm.

  • daVinci robotik radikal nefrektomi nedir?
  • daVinci robotik radikal nefrektomi adı verilen bu ameliyatın avantajları nedir?
  • daVinci robotik parsiyel nefrektomi nedir?

 

Açık cerrahi ile uygulanan nefrektomide (böbreğin tümüyle çıkartılmasına tıp dilinde nefrektomi denir), ameliyatı gerçekleştirmek için 35-40 cm. boyuna kadar uzayabilen cerrahi kesi uygulanmaktadır (Şekil-1). Özellikle büyük tümörlerde aynı kesi ile 12. kaburga kemiğinin alınması da gerekebilmektedir. Bu büyük ameliyat kesisi ile yaralanan kasların ve sinirler nedeniyle ameliyat bölgesinde uzun süren ağrı ve uyuşukluk hissi olacaktır. Ayrıca iyileşme de buna bağlı gecikecektir.
A.B.D. ve Avrupa ülkelerinden sonra artık zamanımızda ülkemizde de laparoskopik böbrek cerrahisi artık standart bir cerrahi uygulama halini almıştır. Ancak son yıllarda daVinci Robot ile ürolojiye sunulan teknolojik avantajlar ile böbrek kanserinin cerrahisinde de daVinci Radikal Nefrektomi gündeme gelmiştir.

 

daVinci radikal nefrektomi nedir?

Böbrek kanserinde böbreğin vücuttan çıkartılması için kullanılan minimal invaziv (az travmaya yolaçan) cerrahi girişime laparoskopik nefrektomi denir. Bu teknikte vücuda büyük bir ameliyat kesisi yapılmadan, sadece 3 ya da 4 delikten yerleştirilen borucuklar (trokar) vasıtasıyla vücut içine gönderilen teleskop ve ince cerrahi aletler kullanılarak açık cerrahideki işlemlerin aynısı yapılmaktadır. Böbrek ameliyatlarında etkinlik açısından “ daVinci Robotik Cerrahi ” ile “ Konvansiyonel Laparoskopik ” cerrahi arasında anlamlı fark olmamasına rağmen, daVinci Robotik Sistem ile hastalarımıza 3 boyutlu, yüksek çözünürlüklü, 10-20 kat büyütmeli görüntü altında titreme etkisini ortadan kaldıran ve vücut içinde el gibi 7 doğrultuda hareket edebilme kabiliyeti ile cerrahinin gerçekleştirilmesini sağlar.

Bu cerrahi yöntem ne zaman kullanılır?
daVinci basit nefrektomi infeksiyon, taş, tıkanma, doğuştan gelişememe ve böbrek damar darlıklarına bağlı yüksek tansiyon gibi nedenlerle böbrek fonksiyonu kaybedilmiş hastalarda uygulanmaktadır.

daVinci radikal nefrektomi ise, böbrek kanserinde tümör çapı 12-15 cm’e kadar olan ve böbrekte sınırlı olan birçok tümörde böbreğin çıkartılmasında mükemmel minimal invaziv tedavidir.

 

daVinci Robotik Nefrektomi adı verilen bu ameliyat neleri içerir?

daVinci Robotik Cerrahi teknik: Transperitoneal mi ? Retroperitoneal mi?
Periton, karın içindeki mide, barsaklar, karaciğer dalak gibi organları içinde bulunduran ve bu organları saran, koruyan önemli zar yapısında iki katmandan oluşmuş bir yapıdır. Böbrekler ve böbreküstü bezleri diğer ürolojik organlar gibi bu periton zarının dışında yerleşimlidir. Ancak genelde daVinci teknikte böbrek ve böbreküstü bezine ulaşmak için periton zarını da delerek ameliyat edilecek yapılara ulaşamaya transperitoneal teknik (periton zarını transit geçerek gerçekleştirilen demektir) denilmektedir.

“ daVinci Robotik Cerrahi “ teknik periton zarı içinden (transperitoneal) gerçekleştirilecek ise hasta 45-60o yan pozisyonda yatırılır. Böbrek tümörlerinde uygulanan açık cerrahi de genelde uygulanan ameliyat kesisi (insizyon) Şekil-7’de görüldüğü gibi iken, transperitoneal daVinci Robotik Cerrahi de uygulanan ameliyat kesilerinden birisi, laparoskopik tekniğe benzer şekilde, 1.5 cm olup, diğer 2 ya da 3 adet adet ½ ve 1 cm.lik ufak insizyonlardır (Şekil-8). Retroperitoneal daVinci Robotik Cerrahi teknikte ise delikler belin arka kısmındadır, ön karın duvarında delik izi görülmez.

Şekil-7: Açık nefrektomi Şekil-8: Laparoskopik nefrektomi

İki yaklaşımda da başarı oranı açısından fark yoktur. Avantaj ve dezavantajları sadece teknik düzeydedir.

daVinci nefrektomide cerrahi ne kadar sürmektedir?
Cerrahi süre yaklaşık 1.5-2 saat iken, özellikle basit nefrektomide bu süre 45 dakikaya kadar inerken, böbrek etrafına yapışık ve büyük kanserlerde bu süre 3 saate kadar da uzayabilmektedir. “ daVinci Robotik Cerrahi “ de robot kolların hastanın pozisyonuna göre vücuduna açılan deliklere getirilmesi ve tespit edilmesi bile daVinci Robotik Cerrahi süresini etkilememektedir. Büyük tümörlerde olsa bile genelde hasta ameliyattan sonraki 1. ya da 2. gün evine gönderilmektedir.

daVinci basit nefrektomide genellikle karın zarına zarar vermeden cerrahi işlem uygulanırken, bazı böbrek kanserli vakalarda da yine aynı şekilde karın zarının dışından ameliyat uygulanmaktadır. Ancak büyük kanser olgularında karın zarı üzerinden cerrahi uygulanmakta ve bu sayede cerrahi için daha geniş alan mümkün olabilmektedir.

 

Nefrektominin daVinci Robot Sistemi kullanılarak uygulanmasının avantajları nelerdir?

  • Karın zarı dışından yapıldığında barsak yaralanma riski yoktur
  • Kısa süreli hastanede kalma ve hızlı iyileşme
  • Ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha az ağrı kesici kullanma ihtiyacı
  • Normal günlük aktivitelere kısa sürede dönme
  • Küçük ameliyat kesileri nedeniyle kozmetik görünüm
  • Üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntü
  • Büyük büyütmeli görüntü
  • Titreme etkisinin ortadan kaldırıldığı robot kollarla ameliyat
  • Vücut içinde bir el gibi rahatlıkla 7 doğrultu ve 720° açı ile hareket edebilen robot kollarla ameliyatın gerçekleştirilmesi

 

daVinci Robotik Parsiyel Nefrektomi Nedir?


Animasyon görüntüsü ile parsiyel nefrektomi (kismi böbrek kanser dokusunun çikartilmasi) izlemek için TIKLAYIN

Özellikle 4 cm ya da daha ufak çaptaki böbrek tümörlerinde, tümörün böbrekteki yerine göre uygulanabilen bir tekniktir. Burada amaç kanser kontrolünü sağlarken, sadece kanserli tümör dokusunun çıkartılması ve sağlam böreğin kişide bırakılmasıdır.

Son 10 yılda laparoskopik tekniğin cerrahi uygulamaları ablatif denilen hastalıklı dokunun tümüyle çıkartılması işleminden, daha kompleks rekonstrüktif (yani sadece hastalıklı bölümü çıkart ve kalan açıklığı tamir et) cerrahilere genişlemiş bulunmaktadır. Açık parsiyel nefrektomi organ (yani böbrek) koruyucu cerrahinin uygulanabileceği lokalize böbrek tümörlerinde standart yaklaşımdır.

Laparoskopik teknikte intrakorporeal sutür (yani vücut içinde cerrahi dikiş ve düğüm atma) tekniklerinde artan deneyim ve gelişmiş laparoskopik damar araçların varlığı seçilmiş hastalarda laparoskopik teknikle de parsiyel nefrektominin uygulanabilir bir cerrahi yaklaşım olmasını kolaylaştırmıştır. Bu nedenle zamanımızda artık 3 ya da 4 delikten (1 adet 1.2 cm, 1 adet 1.0 cm, 1 ya da 2 adet 0.5 cm) girilerek yapılan laparoskopik böbrek ameliyatında ufak böbrek tümörlerinde de sağlam böbrek kısmı kişide bırakılıp, sadece tümör rahatlıkla çıkartılabilmektedir. Kanser kontrolünde yapılan uzun ve orta dönemli bilimsel takiplerde laparoskopi de güvenle ve rahatlıkla uygulanabilecek bir teknik olarak kendisini ispatlamıştır. Ancak günümüzde daVinci Robot Sisteminin avantajları ile tanışan üroloji uzmanları böbreğin içindeki tümörlü alan çıkartıldıktan sonra oluşan doku boşluğunun ve yaralanan damarlar ile idrar kanallarının onarılması için daVinci Robotik Sistemin sunduğu avantajları kullanmaya başlamıştır.

Sekil-9 

 

Zira tümörlü doku çıkartılırken ve çıkan bölümün dikişlerle onarılması esnasında böbrek atar damarı kanama olmaması için kapalı kalmaktadır. Bu süre zarfında böbrek beslenemez (böbreğin kansız kalabileceği süre: 15-20 dakikadır) ve doktor tümörlü dokuyu kanser kontrolü açısından risk olmayacak şekilde çıkartacak ve çıkan bölgedeki hasarları da onaracaktır. Bunun için üst düzeyde deneyime sahip laparoskopik cerrah olması gereklidir. Zira bu süre zarfında çok kanlanan böbrek dokusunu laparoskopik teknikle onarmak oldukça zor öğrenilen bir tekniktir. daVinci sistemin teknolojik avantajları ile laparoskopik tekniği uygulayan deneyimli cerrah karşılaştığı zorlukları bu teknolojik destek ile rahatlıkla geçmektedir.

Deneyimli bir laparoskopik cerrahın parsiyel nefrektomide zamana karşı yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelinmesini sağlayan daVinci Robotik Sistemin teknolojik avantajları şöyle sıralanabilir:

  1. Laparoskopik 2 boyutlu yerine daVinci sistem ile 3 boyutlu görüntü altında böbrekteki tümörlü dokunun sınırları belirlenir.
  2. Üç boyutlu yüksek çözünürlüklü (High Definition) görüntü ile derinlik hesabı rahatlıkla yapılarak tümörün çıkartılması
  3. Titremeyen robot kollarıyla dikişlerin atılması
  4. 720° açılı hareket kabiliyetine sahip robot kollar ile böbreğin hangi bölgesinde olursa olsun tümörün çıktığı alanın hızla ve derinlik kontrolüyle dikilebilmesi

 

Laparoskopik cerrahi deneyim olmayan ve laparoskopik cerrahiye yeterli adaptasyonu olmayan açık cerrahiyi uygulayan cerrahi ekibin parsiyel nefrektomiyi daVinci Robotik Sistem ile yapması, sözü edilen avantajları sağlıyor olarak algılanabilir ancak bu sefer sınırlı zamandaki (15-20 dakika) cerrahi müdahale için laparoskopik adaptasyonun olmaması, robotik teknolojinin cerrahiye yansıtılamaması konusunda bir handikap olmaktadır.

Prostat kanserinde uygulanan radikal prostatektomiden sonra,
cerrahın sahip olduğu laparoskopik cerrahi deneyimin daVinci Robotik Sistem teknolojisi ile bütünleştiği ve cerrahinin en üst seviyeye ulaştığı ürolojik cerrahi uygulama böbrek kanserinde uygulanan Parsiyel Nefrektomi’dir.

 

Böbrek kanserinde parsiyel nefrektomi uygulamasındaki kesin endikasyonlar arasında

  • eş zamanlı iki taraflı böbrek kanseri vakaları,
  • soliter (tek böbrekli kişide) böbrekte tümör bulunması (unilateral renal agenezi veya daha önceden konturlateral nefrektomi)
  • kötü fonksiyonlu veya fonksiyonsuz diğer böbrek ile birlikte tümör olması.

 

Böbrek kanserinde parsiyel nefrektomi uygulamasındaki kesin olmayan endikasyonlar arasında

  • İleri dönemde böbrek yetersizliği riski oluşturan hastalıkların olması (örnek diabet, yüksek tansiyon gibi)
  • Küçük ve dışarı doğru uzanım gösteren tümörler
  • Genç yaşta böbrek kanserinin görülmesi
  • Ailede böbrek kanseri görülmesi (genetik yatkınlık)

 

Böbrek kanseri ve Anjiogenez İlişki Nedir? “

 

 

“Anjiogenez” yeni mikron düzeyindeki kapiller damarların oluşmasına verilir.

Bir dokuda yeni damar oluşması için “damar oluşumunu sağlayan büyüme” faktörleri (ki bunun en çok bilineni VEGF adı verilen bir faktördür) salgılanmalı ve bu faktör damarları uyararak bunlardan yeni kılcal damarların gelişmesini sağlamalıdır. Buna Anjiogenez denilmektedir.

 

Şekil-10: Damar büyüme faktörü ile damarlardan oluşan yeni kılcal damarların şematik görüntüsü. Buna neden olan tumor içindeki reaksiyonlarla VEGF yani dammar büyüme faktörünün nasıl salgılandığı ve damara giderek nasıl anhjiogenezi tetiklediği görülmektedir

 

 

Bu damarlar zamanla büyüyerek ciddi boyutlara ulaşırlar. Tümör hücrelerinin çoğalmak için kullnadığı aşırı enerji sonucunda, damarlardan gelen kan ile sağlanan oksijen yetmemektedir. Ve buna “hipoksi” durumu denir. Oksijen açlığında (yani hipokside) kalan kanser hücreleri yaşamlarını devam ettirmek için damar yapılarının oluşumunu sağlayan büyüme faktörleri salgılar ve bu faktörler damarlara giderek yeni kılcal damarların oluşmasına ve tümöre uzayarak tümörü sarmalamasını sağlar. Böylece kanser hücrelerine daha fazla kan ve bu sayede kendisine ihtiyacı olan daha fazla oksijen getirmesini sağlarlar (Şekil-10). Bu oksijenle kanser hücresi yaşayacak ve yeni hücreleri geliştirecektir. Gelen kan ve oksijenle daha da çoğalmaya başlayan kanser hücreleri bir sure sonar yeniden oksijen açlığına yani hipoksiye girdikçe daha fazla dammar oluşturan büyüme faktörlerini sagılar ve bu bu şekilde artarak devam eder. Bu mekanizma ile böbrekteki kanser dokusu büyümektedir.

 

Şekil-11:
Kanser dokusu tarafından damar büyüme faktörlerinin salgılanması ve bunların yeni kılcal damarlar oluşturması. Bu kılcal damarların kanser dokusunu sarmalayarak daha fazla kan ve oksijen getirmesiyle kanser dokusunun büyümesi ve bu damarlar kanalıyla ve kan yoluyla vücuda yayılması

 

Günümüzde hedef tedavileri olarak VEGF yapımını bloke eden tedaviler kullanılmaktadır. Bu özellikle metastaz gelişmiş böbrek kanseri olgularında metastazların gerilemesi ve büyümemesi için kullanılmaktadır.

 

Prof. Dr. Tibet Erdoğru
dr@tibeterdogru.com